Zehirli Örümcek blog alemine veda etti mi?


Bir ara bir yazısını beğenmiş ve başladığından beridir rss readerım aracılığı ile yazılarını takip ettiğim, pek yorum yazmadığım ama okumayı sevdiğim bir diğer blog Zehirli Örümcek bu yazısı ile blog alemine veda ettiğini söylüyor. Blog aleminde yaprak dökümü niye bu kadar arttı anlayabilmiş değilim, yurt dışındaki blog kavramı niye halen Türkiye’de oturmuş değil? Niye blog yazarları sadece blog yazarlığı yaparak geçimini sağlayamıyor? Hobi amaçlı olarak sırf egolarımı tatmin etmek için yazdığım bu blogu bir gün domain parasını ödeyemediğim için kapatacakmıyım? Korkuyormuyum? Evet.

Bakın Pil Ömrü başlıklı yazısında ne demiş bizlere zehirli örümcek:

Çok uzun bir zaman olmadı blog yazmaya başlayalı ama sanırım pilim bitti! Yalnış bölgede yanlış iş seçimi, sıfır sermaye, ölü potansiyel, tek başına mücadele, günlük hayatın olurları ve olmazları, yaşamın dikenli yoları, beklenti ve kırgınlık…Pilim bitti.

İşlerimin biraz kötü gitmesi ve tüm beklentilerimi bloga bağlamam sonucunda çıkmaz bir sokağa geldim. Çok koştum aslında, belki ondan yoruldum! Üretkenlik, yazma isteği ve heyecanım bitti! Biraz ara vermem gerekiyor sanırım! Kısa ya da uzun bir ara! Dinlenmem lazım belki de, bilmiyorum! Kendime iş arıyorum aynı zamanda!

Şimdiye kadar blogumu okuyan, yorum yapan tüm arkadaşlarıma, dostlarıma sonsuz teşekkürlerimi, sunuyorum. Bu aralar yazacak halim yok! Şimdilik hoşçakalın!


Etiketler: , ,

Etiketler: , , , ,


Bu yazıya benzer yazılar

Haydi sende birşeyler söyle!

İsim: *

E- Mail *

Website (Varsa yazınız.)

6 Yorum

deliprofesor

4 Eylül 2008 tarihinde Saat: 11:39 sularında demiş ki:    

avatar

Şimdilik belli sıkıntılar ve sebeplerden ötürü pilinin bittiğini düşünse de yakın zamanda geri döneceğine eminim. Bunun bi geçiş aşaması olduğunu düşünüyorum. Herkesin kafayı dinlemeye ihtiyacı vardır.

hülya konar

4 Eylül 2008 tarihinde Saat: 15:08 sularında demiş ki:    

avatar

domain parasını ödeyemeyeceğiniz düşüncesi ile blogunuzu kapatma duygusu bence korkudan ziyade bir paranoyadır,
hatta uç bir örnektir.

blog yazarak para kazanmayı hedeflenmek yerine para kazanacak işler yapıp keyif için blog yazmak ,
şu an yurdum şartlarında daha akla uygun bir hareket bence…

sevgili zehirli’nin ara verişini de biten pilini şarj etme süresi diye değerlendirdim.
ve umarım “deli profesör’ün” dediği gibi kafasını dinler gelir ve kaldığı yerden devam eder…

eylos

4 Eylül 2008 tarihinde Saat: 22:34 sularında demiş ki:    

avatar

Türkiye’de blog yazarlarının blog gelirine kendilerini bağlamaları şimdilik imkansız. Belki ileride internet reklam fiyatları TV reklam fiyatlarına yaklaşırsa o zaman blog sahipleri para kazanmasya başlar.
Amerika ve avrupa’da kazançların daha yüksek olduğu söyleniyor. Eğer blog yazarak kazanmak istiyorsan önce iyi bir ingilizce sonra iyi bir konu yakalamak gerekiyor. Yalnız onda da unutmamak gerekir ki gelir kesin değil. O yüzden bog yazmayı para için değil keyif için yapmalı. Para gelirse o zaman iş kremalı pastaya döner ki yemeye doyamazsın. En azından benim para beklentim yok. Google reklamı var ama öyle manyak paralar dömüyor. ADSL paras, host domain falan çıkıyor. Beklentisiz blog yazmalı.
Selamlar.
http://www.eylos.com

Pors

5 Eylül 2008 tarihinde Saat: 01:02 sularında demiş ki:    

avatar

Blogların çoğu şu an forum siteleri tarafından boğuluyor. Üye gibi görünen forum sitesi sahipleri bütün bloglarda işe yarar ne varsa seolarıyla birlikte topluyorlar. Google Türkiye de bunlara çanak tutuyor. Bakıyorsunuz blogunuzdaki yazı aramada onuncu sayfada. On sayfa dolusu da aynı yazıyı kaynaksız kopyalamış çakma forum sitesi sizin önünüze çıkmış. Kim sizi nerden bulacak?

siminya

5 Eylül 2008 tarihinde Saat: 12:48 sularında demiş ki:    

avatar

nedenleri o kadar açık ki daha nasıl ifade etsin :(

e-vren :)

5 Eylül 2008 tarihinde Saat: 12:58 sularında demiş ki:    

avatar

Son aylarda blogun ekonomik ağırlığını cebimde daha çok hissetmeye başladım. Söz konusu arkadaş gibi ben de lisans eğitimimi ve askerliğimi tamamlamış olmama rağmen hala bir işe girebilmiş değilim. Devletten aldığım öğrenim kredisiyle bugüne kadar idare ettim. Son krediyi de alacagım ve dahası yok. Blogum için aylık ödediğim ücrete adsl ve telefon faturası da eklenince bunun devam edilemez bir durum olduğuna inanıyorum. Şimdilerde bu çıkmazdan nasıl kurtulurumun telaşındayım açıkçası. 4 yıldır karşılıksız, tamamen bu işi bir meslek olarak gördüğüm için, son derece saygıyla, ciddiyetle yaptım ama bu emeği karşılayacak maddi gelir yoksa da yapacak bir şey yok. Söz konusu arkadaşı okuyanlar zevk alıyordu, mutluydu ama bu sadece yazma konusunda motive ediyor yazarı…