Kasım 2008 ayında yazılan yazılar:

Çok Güzel Hareketler Bunlar’ı artık bilmeyen yoktur herhalde. Çıktıkları ilk günden beri Türkiye’nin gülme sebebi olan BKM oyuncularının Kanal D’de her hafta Pazar günler yayınlanan güldürüleri kaliteli ekibinde işçiliğinde sağlam esprileri içeriyor. İşte bunlardan biri de Yaşar Usta sahnesiydi. Gerçi sahne biraz eski bir sahne ama arada kaynadığını düşündüm ve arayıp buldum. Youtube üzerinden aşağıdaki videoyu izleyebilirsiniz, halen youtube’u izleyemiyorum diyorsanız bir de başbakanın yöntemini deneyin.

İlk çıktığı günden itibaren tüm dünyada dikkatleri üzerine çeken ve sıradışı bir telefon olan iPhone, ülkemizde de hayli ilgiyle karşılanmış ve gayet de güzel satış rakamlarına ulaşmıştı. Ancak en büyük eksisi satılan ülke Türkiye olmasına karşın Türkçe dil seçeneği olmayışıydı. Alan kişilerinde paralı yaşlı abilerimizin olduğunu varsayarsak bu konuda çok sancılı bir dönem olduğunu söyleyebiliriz. Birçok Türkçe iPhone yaması yayınlanmıştı ama hep yarım yamalak yamalar olduğu için pek de istenileni vermediği gibi üstüne üstük bu yamalar cihazları garanti dışı bırakmıştı.

(daha fazla…)

MSN bazı durumlarda keder verir. “Ben silinecek insan mıyım ya!” diyerek odaya dalar bir arkadaş. Gel de teselli et! Bir başkası selama karşılık vermez, öteki aylardır çevrim dışı, hayırdır inşallah! Sonra anlarsınız ki kırmızı bir çizgi çekmiş üzerinize, basbayağı engellemiş sizi.

Vay hayırsız vay! Sanal âlemin dertleri işte! Bir taraftan ne hoş aslında, yüz yüze dönen iki küçük mavi yeşil adam, kocaman bir dünyayı önünüze açıyor; bütün arkadaşlar orada; ama o dünya aynı zamanda başınıza iş açıyor. Şifrenizin kırılması, mailinizin patlatılması da bir dert; ama asıl dert, meşgul olduğunuza bir türlü inanmayan ‘geveze’ arkadaşlar. Öyledir işte, biri hiç konuşmaz, öteki susmak bilmez. Sonra bir başkası hiç ortalarda yokken bir köşeden ‘ce’ yapar, ses var görüntü yok! İsterse yazar, istemezse yazmaz, nasıl bir sinsiliktir bu? Bir de akrabalarla hep aynı monotonlukta devam eden muhabbetler vardır, “‘Nasılsın kuzen?’ ‘İyidir.’ ‘Sen?’ ‘Ben de iyiyim’. ‘Evdekiler nasıl?’ ‘Onlar da iyi.’ Ertesi gün yine aynı sözler, değişen bir şey yok. Yahu bu MSN de yakınlaştırayım derken koparıyor mu yoksa? Bak bir tanesi şefkat bekliyor şimdi, hem online görünüyor hem de “Çok kızgınım bana dokunmayın” diyor. Ne acıklı bir durum! Belli ki ilgi bekliyor; ama kim çekecek nazını?

(daha fazla…)

Bu sabah çok mutluyum, dün gerçekleştirilen Motorlu Taşıt Sürücü Adayları Direksiyon Sınavından da başarıyla geçtim. Yazılı sınavdan da 85, 86, 80 gibi notlar alıp geçmiştim. Sonuç itibariyle artık ehliyet almaya hak kazandım. Dosyamı alıp ehliyetimi almak kaldı.

Sevdiklerime duyurulur.



Kesinlikle beğeneceğinizi umduğum bir şarkı, Titreşim. Beta ve A.P.O’nun güzel düeti ve msn sesleriyle daha da renklendirilen parça. Şarkı tanınmaya başlandıkça popüler olup televizyonda bile yayınlanabilir inanıyorum buna. Sözleri de çok manidar. Zira şu aralar gündemde olan internetten arkadaş edinme olaylarına güzel taşlar atılıyor.

Sanalika. Daha önce defalarca gördüğümüz sanal dünya uygulamalarının türk işi versiyonu. Piksel tarzı çalışmalarla yaratılmış ve gelişime hayli açık olduğunu düşündüğüm bir web girişimi. Şuan için 3 dünya ve 3 yaş grubu yaratılmış. Siteye gelecek olan sponsorlarla büyümeyi hedefliyorlar. Şimdilik, kahvehane, bowling vb gibi eğlenceli uygulamaları mevcut. Bunun yanı sıra sanki canlıymışcasına diğer kullanıcılar ile sohbet edebiliyor arkadaşlıklar edinebiliyorsunuz.

Bu Pazar gecesi saat 12:00′de Wow hayranları uykusuz kalacak çünkü sınırlı sayıda satışa sunulan World of Warcraft Wrath of the Linc King oyunu 79 ytl yerine 49 ytl’den satışa sunulacak. Tabiki de Pazartesi Sendromunda. Oyunun bağımlılarına duyurulur. Unutmayın! Sadece 30 Adet.

Hatta Atatürk’ün cenaze namazı kılındı mı? Anadolu Ajansı’nın haberine
bakılırsa evet, kılındı. O sırada ajansın muhabiri olarak töreni takip
eden Cemal Kutay’a göre de kılındı, başkalarına göre de. İyi ama neden
herhangi bir görüntü yok ortada? Madem kılındı, tek bir fotoğraf
karesi olsun neden esirgendi milletten? Sessuzluk

(daha fazla…)

Sonunda bu da oldu. Kendi kendimizi rezil etmeyi başardık yine. Bu sefer bunu DTP’li bir Belediye Başkan adayı yaptı, belki bilerek, belki kasten ülkemize zarar vermek için yaptı orasını bilmiyorum ama resmi olarak Batman filmine davayı açmış. Habere göre:

BATMAN Belediye Başkanı DTP’li Hüseyin Kalkan, dünya gişe rekorları kıran ‘Batman’ filminin yönetmeni Christopher Nolan’a, Batman şehrinin adını izinsiz kullandıkları gerekçesiyle dava açmaya hazırlanıyor. Kalkan, “Davayı önümüzdeki süreçte filmin çekildiği ABD’de açmayı planlıyoruz” dedi.

ABD’li yönetmen Christopher Nolan’ın yaptığı ‘Batman’ filminin adının Batman şehrine ait olduğunu ve isim hakkının da kendilerinin olduğunu savunan Başkan Kalkan, konuyla ilgili hukukçuların çalışmalarını sürdürdüğünü belirtti. Kalkan, şunları söyledi:

“3 yıl önce Yılmaz Güney Sinema Salonu’nu açarken, dünyada gişe rekoru kıran Batman filmiyle açmayı planlıyorduk. Fakat sinemanın adı Yılmaz Güney olduğundan usta oyuncunun filmiyle sinemamız açıldı. Dünyada bir tek Batman var. ABD’li film yapımcıları ilimizin adını bizden habersiz filmlerine yansıtmışlar. Batman’ın adını kullananlardan davacıyız. Bu davayı gerekirse de ABD’de de açacağız.”

Haberin ardından dünya basında haberin yankıları:

(*cnn) (*telegraph) (*msnbc) (*yahoo) (*imdb) (*guardian) (*variety)


İmar Bankasından Arabada 5 Evde 15 yıla varan vadelerle kredi imkanı! Bobiler’den harika bir monte daha.

An itibari ile Bir Grafiker’in Web Günlüğü 1 milyonuncu hite değdirmiştir. Ahalimize hayırlı olsun.