kişisel kategorisindeki yazılar:

Geçtiğimiz gün yani 22 Mart 2009 Pazar günü gerçekleştirilen Teknokalem toplantısına bende katıldım. Toplantının asıl amacı sitenin de genel hedef kitlesi olan grafikerlerin biraraya gelmesiydi ve öyle de oldu. Neredeyse her biri farklı sektörlerde çalışan grafikerler Alsancak Kıbrıs Şehitler Caddesindeki Doğa Cafe’de buluştu. Toplantıya katılmaktan dolayı çok mutlu olduğumu söyleyerek söze başlıyım zira kendimi ekibin bir yabancısı gibi değil sanki kurucusu gibi hissettim açıkcası. Sektörümdeki meslektaşlarımızla işin teknik yönlerini görüşmekten mutlu oldum. Toplantıda eğitim cdleri dağıtıldı. Sitenin geleceği hakkında konuşuldu. 2.cisini iple çekiyorum. Daveti için Fatih’e teşekkür ederim.

Bundan 2 gün önce Salı gecesi baba olacağımı öğrenmiş ve mutluluğumu siz okurlarımla paylaşmıştım. Ancak bu sevincim fazla sürmedi zira bizim gelecek olan kerata dayanıksız çıktı. Ve ilk çocuğum düştü. Bu demek oluyor ki ikincisi daha sağlıklı olucak inşallah, daha sağlam tutunacak hayata ve bana yakışan bir evlat olacak. Aslında çok üzüldüm ancak üzülmenin bir şeye yaramayacağını bildiğim ve eşime destek vermem gerektiği için üzüntümü içime attım.

Allah doğrusunu biliyordur, demekki bu bebek şuan için hayırlı değildi. Verdiği canı kendi aldı.

Allah’ımın herkese hayırlı  bir evlat nasip etmesini diliyorum.

Evet ya, gerçekten. İnanmak zor ama baba oluyorum. Bu gibi şaşırtıcı durumlarda hep dediğim bir şey vardır: “Ben bile….” diye başlar o cümle. Ben bile baba oluyorsam herkes olur :). Tabi bu işin biraz şakası.. İşin gerçeği gerçek bir baba olup olamamaktır. Umarım ülkemize ve dünyamıza faydalı bir evlat yetiştirir ve onunla gurur duyarım. Şuan hiç bir his hissetmiyorum inanın bana, yani şaka gibi derler ya gerçekten öyle. Umarım zamanla bu şaşkınlığımı atlatırım ve çabuk ısınırım.

Ha unutmadan, hamilelik süresince eşimle birlikte yaşadığımız şeyleri de yeni açtığım blog kategorisinde yine burada anlatacağım. Şuan 1 haftalık olan bebeğimiz herkese hayırlı olsun.

Not: Cinsiyetini çooook ama çok merak ediyorum ama herkesle birlikte koro halinde söylediğimiz tek şey: SAĞLIKLI, ELİ AYAĞI DÜZGÜN OLSUN!

CREATIVE AUDIGY VALUE 7.1 SES KARTI 

Yok yok burayı 2.ci el pazarına çevirme fikrim yok, Ses kartım boşa çıktığı için satıyorum. Geçtiğimiz hafta laptop’a transfer olmam sebebiyle bilgisayarımda kullandığım ses kartımı satma kararı aldım. Ben stüdyo kaydı alıyordum, düşünün o derece kaliteliydi aslında. 7+1 girişe kadar destekliyor, Creative kalitesi şüphesiz. Alacak arkadaşa hayırlı olsun diyorum.

Özellikler:

Sentezleyici chip Audigy 
Sentezleyici tipi Wavetable 
Giriş ve çıkışlar Line in , Microphone in , Analog CD Audio in , Digital CD Audio in , Line level out (Rear) , 
İşletim sistemi Win 98SE, ME, 2000, XP 
Açıklama Expansion header to an external 15-pin MIDI/Joystick port , INTERFACE - PCI 32-bit bus-mastering , DIGITAL AUDIO SPECs- , Duplex Type : Full 
  5.1 Speaker Support, Headphone Support , MIDI Channels : 48 , Effects Engine : 32-bit , Max. Recording Depth : 16-bit ,Max. Recording Rate : 48kHz , Max. Playback Depth : 24-bit , Max. Playback Rate : 96kHz 
  RAM size : Based on System RAM, up to 1GB , Sample Sets : 4 and 8 MB

Fiyatı ise: 40 YTL

Bugün 2009 ‘un ilk günü 1 Ocak 2009, Hepinize mutlu yıllar, sevgi dolu, huzur dolu, sağlıklı bir yıl geçirmenizi temenni ederim.

Ülkemin Senaristlerine, Yönetmenlerine, Oyuncularına, Büyüklerine, Paralı Kodaman Büyük Sponsor Firmalarına sesleniyorum. Ben buna öncülük yapmak istiyorum, belki de bir grup olacağız, belki de 3-5 arkadaşımla birlikte boşu boşuna bağaracağız. Her ne olursa olsun ben bu düşüncemin arkasındayım. Ta ki Birinin çıkıp ”İstanbul’un Fethi” adı altında film yapmasını sağlayana kadar bu çağrımı tekrarlayacağım.

(daha fazla…)

Bu sabah çok mutluyum, dün gerçekleştirilen Motorlu Taşıt Sürücü Adayları Direksiyon Sınavından da başarıyla geçtim. Yazılı sınavdan da 85, 86, 80 gibi notlar alıp geçmiştim. Sonuç itibariyle artık ehliyet almaya hak kazandım. Dosyamı alıp ehliyetimi almak kaldı.

Sevdiklerime duyurulur.

Artık traş bıçaklarına, “Traş bıçağı” deyip geçiştiremeyeceğimi fark ettiren bir ürün hakkında bu yazacaklarım. Traş bıçağı denince akla ya şu “Kullan At” denilen bir kullanımlık suratınızı mayın tarlasına çeviren kanamalarınızı yaklaşık bir 20 – 25 dakika elinizde tuttuğunuz peçete ile durdurabildiğiniz malum markanın sıradan bıçağı gelir yada Berbere gittiğinizde usturanın ucuna takılan sizin için çekmeceden çıkarılan jilet.

Zamanla bu kavramı kafamızdan silen firmaların en başında birisi geliyorsa bu Gilette’dir şüphesiz. Zira önce Gilette Blue 2 ile başlayan çoklu bıçak teknolojisini unutmamak gerekli. Sonrasında Mach 3, ve Mach 3 Turbo ile seri tamamlanmıştı yanlış hatırlamıyorsam. 3.cü bıçak teknolojisine geçiş sürecini harika bir tasarım olan “Gilette Mach 3 Turbo” ile şahlandırmıştı marka ki son kullandığım ürünleri de budur halen aynamın önünde yerini korumaktadır.

(daha fazla…)

Tüm okuyucularımın ve ziyaretçilerimin ramazanlarını kutlarım. Hayırlı bir ay geçirmemiz ve tuttuğumuz oruçların kabul olması dileğiyle. Hayırlı Ramazanlar!

Malumatınız yaz mevsimi gelmesinden ve hemen akabinde 27 Haziran’da girmiş olduğum Dünya Evi’nin verdiği tatil yapma zaruriyeti neticesinde eşimle birlikte balayındayız. Son 5 gündür, düğün trafiği yüzünden yazı yazamamamın ve de önümüzdeki 2-3 gün daha yazamayacağımın yegane sebebi budur.

Sevgiler saygılar…

Çok manyak bir fikirlerim var, bana bi ulaşsanız harika olucak!